| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Aşk-ı Memnu Dizisi Aşkımemnu Aşk-ı Memnu izle Behlül Bihter Peyker

Aşk-ı Memnu Dizisi | Aşk-ı Memnu Kanal D | Aşk-ı Memnu Resimleri | Aşk-ı Memnu Fragmanları | Aşk-ı Memnu Oyuncuları | Aşk-ı Memnu Videoları

Yazılar

EDA ÖZERKAN RÖPORTAJ

AŞK-I MEMNU'DA KISKANCIM GERÇEKTE ASLA! 'Aşk-ı Memnu'da rol alan Eda Özerkan Elif karakterini çıkarırken içindeki kıskanç kızı aradığını söylüyor.

Kanal D’nin yeni edebiyat uyarlaması dizisi “Aşk-ı Memnu”da  “Behlül’ün nişanlısını canlandıran Eda Özerkan “Elif karakterini çıkarırken ben de içimdeki kıskanç insanı aradım. Benim günlük yaşamımda çok yeri olmayan bir duygu, bu dizide Elif karakteriyle  ortaya çıktı. Dizide kıskancım ama gerçekte asla böyle  bir duyguyla hareket etmem. Yeteri kadar gözlem  yapamasam da eskiye dayalı yaşadığım, şahit olduğum olaylardan feyzaldım. Sonuçta hepimizin çevresinde bu tarz insanlar yaşamıştır” diyor.  Eda Özerkan Milliyet'e verdiği röportajda bakın neler dedi...

İnanıyorsam senaryonun gereğini yaparım

“Aşk-ı Memnu” dizisinde “Behlül”ün nişanlısını canlandıran Eda Özerkan, “Rol seçimlerimde önceliğim senaryo. Senaryoya inanıyorsam, gerektirdiği şeyleri de yaparım” diyor.

“Pars Kiraz Operasyonu”  ve  ardından “Girdap” adlı filmle dikkatleri üzerine çeken Eda Özerkan, Kanal D’nin yeni edebiyat uyarlaması dizisi “Aşk-ı Memnu”da rol alıyor. Dizide Kıvanç Tatlıtuğ’un canlandırdığı Behlül karakterinin nişanlısı Elif’i oynayan   Özerkan, rolünün içindeki kıskançlık duygusunu ortaya çıkardığını söylüyor. Geçen aylarda Alman ART kanalı için çekilen Türk - Alman ortak yapımı “İstanbul’u Ölesiye Sevmek” adlı filmde rol alan Özerkan, yurtdışında da kariyer yapmayı arzuladığını belirtti.

 “Aşk - ı Memnu” dizisine nasıl dahil oldunuz, teklif geldiğinde ne hissettiniz?
Bir gün arkadaşımla otururken gelen telefon üzerine yapım şirketine görüşmeye gittim. Bir hafta sonra çekimlere başladım oldukça hızlı gelişti. Çok heyecanlandım. Çünkü benim istediğim bir projeydi. Özellikle bir edebiyat eseri olması beni çok heycanlandırdı. 34 sene önce de çok iyi bir iş olmuş.. Şimdiki halinin daha çok kişiye ulaşıp daha da çok sevileceğini düşünüyorum ve bu projede yer aldığım için çok mutluyum

Canlandırdığınız Elif karakterinin kişilik özellikleri neler?
Elif, 25 yaşında, akıllı, güzel, başarılı bir kız modellik yapıyor. Modern bir yaşam tarzı var. Sevgilisi Behlül’ü çok seviyor. Bir o kadar da kıskanıyor. Aslında Elif herkesin çevresindeki insanlardan biri... Hatta Elif’in içinde beslediği duygular hepimizin içinde olan şeyler, kıskançlık duygusu herkeste var. Kimisi bunu çok fazla belli eder, kimisi içinde saklar.

Karakteri çıkarırken neler düşündünüz?
Elif karakterini çıkarırken ben de içimdeki kıskanç insanı aradım. Benim günlük yaşamımda çok yeri olmayan bir duygu, bu dizide Elif karakteriyle ortaya çıktı. Dizide kıskancım ama gerçekte asla böyle bir duyguyla hareket etmem... Aslında çok kısa sürede gelişen bir olaydı, yeteri kadar gözlem yapamasam da eskiye dayalı yaşadığım, şahit olduğum olaylardan feyz aldım. Sonuçta hepimizin çevresinde bu tarz insanlar yaşamıştır.
Böyle ilişkiler mevcuttur. Ben de bugüne kadar yaptığım gözlemlere dayanarak onlardan beslenerek oynuyorum. Bu kadar kısa zamanda yapabileceğimin en iyisini yapmaya çalısıyorum. “Aşk - ı Memnu”da oynamak heyecan verici... Böyle önemli bir projede olmamın bana çok önemli geri dönüşümleri olacağını da tahmin ediyorum.

Dizide nişanlınızı canlandıran Kıvanç Tatlıtuğ nasıl bir partner?
Kıvanç Tatlıtuğ ile daha önceden tanışıyorum. Sevdiğim arkadaşlarımdan biridir. Sette işini olması gerektiği gibi yapan çok iyi bir oyuncu...

Rol seçerken ilk olarak hangi ayrıntı sizin için önemlidir?
Rol seçimlerimde önceliğim senaryodur. Sonra cast, yapım şirketi, ayrıca projede bulunmamın o işe katkı sağlayacağını bilmem gerekiyor. Karşılıklı olarak bir şeyler paylaşmamız ortak bir paydada buluşmamız benim için çok önemlidir. Bunu anlamanın en iyi yolunun senaryo olduğunu düşünüyorum. Senaryoyu okurum, ne hissettiğimi tartarım, karakterle olan ilişkime bakarım.

Oynamam dediğiniz roller var mı?
Senaryoya inanıyorsam, senaryonun gerektirdiği şeyleri yaparım. Sonuçta senaryo renklensin diye bir şey yapmam ama onun haricinde oynadığım karakterler günlük hayattan insanlar ve doğal olarak hayatın her anından kesintiler içeriyorsa, senaryoya inanıyorsam oynarım. Zaten orada kendi hayatım yok, oynadığım karakterin yaşamı anlatılıyor.

Gişe başarı demek değildir

Rol aldığınız “Girdap” filmi gişede parlak rakamlara ulaşamadı, bu sizi nasıl etkiledi?
Bir filmin başarısı tek başına gişe değildir. Eğer öyle olsaydı “Recep İvedik” Türkiye’deki en iyi film olurdu. Ancak sadece gişeyi baz alarak bunu söylemek yanlış olur. Benim için önemli olan filmin izleyiciye bir şeyler düşündürmesi ve bir şeyler katmasıdır. Bununla beraber gişede de çok başarılı olmuş filmler var. “Babam ve Oğlum”, “Eşkıya”, “Gönül Yarası” gibi yapımlar gişede başarılıdır. Ancak sadece gişeye bakarak başarılı denilen işlerden değildir. Hem gişe hem de izleyiciye bir şeyler katması açısından değerlendirilerek takdir görmüşlerdir. “Girdap” da gişe bakımından beklediğini göremese de Türkiye’de bugüne kadar işlenmemiş bir olayı anlatarak izleyiciye bir şeyler katmıştır. Gişe başarısının düşük olmasının sebebi de reklam eksikliği bana göre...

Çizdiğiniz kariyer planında neler var?
Mesleğimde öncelik her dalda olduğu gibi eğitimimi tamamlamak. Oyunculuk çok yönlü bir meslek, oynamanın yanı sıra bedenini iyi kullanmak sesini iyi kullanabilmek dans edebilmek gerekli ve tabii ki bunlar içinde eğitim şart... Ben de öyle yapıyorum. Bundan 20 sene sonra da böyle olacak. Çünkü bana göre ‘oldum’ dediğin an kendini kısıtlamaya başladığın andır.
Her zaman kendini sıfırlayıp yeni bir şeyler katmak gerek. Şener Şen gibi usta oyuncular bile projeye başlamadan önce hâlâ gözlem ve hazırlık yapıyorsa biz de bu gibi usta oyuncuları örnek alıp onların yolundan gitmeliyiz. Mesleğimdeki hedeflerimden biri de sadece Türkiye’yle sınırlı kalmayıp yurtdışı projelerinde de yer almak...

Aşk yok, iş var
“Günlük hayatta arkadaşlarım ve ailemle  vakit geçirmeyi çok seviyorum. Gece hayatını pek fazla sevmiyorum. O yüzden çok fazla göremezsiniz. Bunun haricinde film izlemeyi, oyun izlemeyi çok seviyorum. Özel hayatıma gelince, kalbimde özel biri yok. Şu an benim önceliğim işim olduğundan bütün enerjimi işime vermek istiyorum. Tabii bu işler kısmet işi...  Hayat ne gösterir bilinmez ama şu an için hayatımda biri yok...”

Filmin devamını bekliyor
Almanya’da bir de TV filminde oynadınız geçen aylarda, orada nasıl bir karakteri canlandırdınız?

Nur, 19 - 20 yaşlarında çılgın bir kız sürekli ailesine yalan söylüyor ve teyzesine kaçıyor. Teyzesine de ‘Ailem beni evlendirmek istiyor’ diyor. Aslında olay şu; annesi kızını ana okulundaki bir arkadaşıyla buluşturmak istiyor. Tabii kız bu çocuğu 6 yaşındaki hali ile hatırlıyor çirkin somurtkan biri zannediyor. Sonra kız çocuğun 20 yaşındaki halini görüp âşık oluyor. Polisiye bir film, başrolde Erol Sander var. O Almanya’da çok ünlü bir aktör... Film, ART kanalı için çekildi. Çekimler İstanbul ve Marmaris’te gerçekleşti. Filmin adı ‘İstanbulu Ölesiye Sevmek’... Filmin ikincisi ve üçüncüsü de çekilecek. Türk - Alman ortak yapımı filmde, İstanbul’un güzelliklerini çok güzel yansıtıyor. Filmin devamını sabırsızlıkla bekliyorum.

AŞK-I MEMNU'NUN ESKİ BEHLÜL'Ü, YENİSİNİ BEĞENMEDİ!

AŞK-I MEMNU'NUN ESKİ BEHLÜL'Ü, YENİSİNİ BEĞENMEDİ!

 
AŞK-I MEMNU'NUN ESKİ BEHLÜL'Ü, YENİSİNİ BEĞENMEDİ!
 
30 yıl önce aynı karakteri canlandıran usta oyuncudan ağır eleştiriler.
 

Bugün'ün haberiene göre; TRT için 30 yıl önce çekilen Aşk-ı Memnu dizisinde “Behlül” karakterini canlandıran Türk Sinemasının usta isimlerinden Salih Güney, şimdi aynı rolü oynayan genç oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ’u yerden yere vurdu.

Usta oyuncu “Evet Kıvanç çok yakışıklı bir çocuk, ama bu yeterli değil. Behlül karakterini daha en başından bitirdi. Bu karakter evet çapkın birisi ama ahlaksız değil. Canlandırırken buna dikkat edilmeli. Kıvanç bence oyunculukta kalıcı olamaz” dedi.

Nebahat Çehre Röportajı

Nebahat Çehre, Aşk-ı Memnudaki karakteri ile kendisi arasında hiçbir bağ kuramadığını söyledi

Perşembe akşamları Kanal D’de ekrana gelen “Aşk-ı Memnu dizisi'nin fettan Firdevs’i Nebahat Çehre, üstlendiği bu yeni karakter ile kendisi arasında hiçbir bağ kuramadığını söyledi. Hafta Sonu dergisine konuşan oyuncu, “Firdevs inanılmaz uçlarda yaşıyor. Hayata bakış açısı hep maddiyatla ilgili. Bense her şeye duygusal yaklaşırım. Evliliklerimde, ilişkilerimde hep böyle olmuştur hep” dedi.

- Önce geçmiş olsun diyelim. “Aşk-ı Memnu”nun setinde fena halde üşütmüşsünüz. Hatta zatürreden kıl payı kurtulmuşsunuz.

Evet… Havanın en sıcak olduğu günlerde başladık biz bu diziye. Sıcak makyajıma zarar vermesin diye vantilatörlerin arasında oturuyordum. Bir yandan da spotların önündesin, terliyorsun. Terliyken vantilatör önlerinde olmak beni hasta etti. Direkt göğsüme indi. O arada doktora gidecek zamanım bile olmadı. Sonunda gittim. Doktor zatürreden şüphelendi. Allah’tan çekilen ciğer röntgeni temiz çıktı. Diziler çok eziyetli çekiliyor. Her bölüm bir sinema filmi gibi neredeyse… Bu durum çok yıpratıcı.

- Şu anda sağlığınız ne durumda?

İlaçlarla ayakta durmaya çalışıyorum.

- Firdevs karakterindeki performansınıza mı nazar değdi, yoksa Firdevs’in fettan kişiliğine duyulan tepkinin yansıması mı oldu bu?

Doğrusunu isterseniz, dostlarım beni Firdevs karakterinde izleyince çok şaşırdılar. Karakterimin çok dışında bir rol bu. Zayıf ve naif bir kadınım ben. Firdevs ise inanılmaz uçlarda yaşayan, iddialı, kızlarıyla çatışma halinde… Dünyanın her tarafında bu tür kadınlar vardır.

- Firdevs karakteri dediğiniz gibi sizin gerçek kişiliğinizle hiç bağdaşmıyor. Bu rolü kabul ederken hiç tereddüt etmediniz mi?

Sonuçta senaryo gereği, kızıyla çatışacak kadar genç ve modern bir annenin olması gerekiyordu. Teklif gelince tereddüt ettim, etmedim değil. Bizim seyircimiz, oyuncu ile canlandırdığı karakteri birbiriyle bağdaştırıyor çünkü… Gerçi eskisi gibi değil. Artık oyuncuyla canlandırdığı karakteri tamamen birbirine karıştırmıyorlar.

- Artık Erol Taş’ı linç etmeye kalkan seyirci yok elbette!

Evet, rahmetli Erol Ağabey ne çok hakaretlere uğramıştı. Ailesine bile saldırmışlardı. Çocuklarını okul yolunda çevirip dövmüşlerdi. Filmlerin galalarında kötü adama, kötü kadına seyirci sürekli beddua ederdi. Çok şükür onları aştık artık.

Herkes bu olayın bir sanat olduğunu biliyor şimdi.

- Oyuncu dediğimiz de rolden kaçmamalı, değil mi?

Oyuncunun bu tür rollerden kaçması etik değil. Oyuncuysan, her karakteri canlandırabilmelisin. Rolden kaçılmaz. Ayrıca Nebahat Çehre sürekli masum kadını oynayamaz. Ve Firdevs karakteriyle kamera önüne geçince, çevremden gelen eleştirilerin ışığında konuşmam gerekirse, çok başarılı bulundum. Demek ki uzun yıllar bu karakterle ilgili bilinçaltımda birikimler olmuş, malzemeler oluşmuş.

- Firdevs’in en çok nesi zorluyor Nebahat Çehre’yi?

Hayata bakış açısı hep maddiyatla ilgili Firdevs’in… Ben hiç öyle olamadım. Ben tamamen duygusal bakarım her şeye. Evliliklerimde, ilişkilerimde bu böyle olmuştur hep. Firdevs, yaşadığı pırıltılı hayatı kaybetmemek için elinden geleni yapıyor, entrikalar çeviriyor. Nebahat Çehre öyle davranamaz. Yalılarda da oturur, apartman dairesinde de…

- Nebahat Çehre, eğer Firdevs karakterinde olsaydı neler olurdu, hiç düşündünüz mü?

Bugün inanılmaz bir servete sahip olurdum herhalde. Yalılar, hanlar, arabalar… Ama Firdevs o kadar da kötü biri değil. Firdevs’i de anlamak gerek. O da öyle bir hayatı kaybetmek istemiyor. Hatta açık açık bu yaşantısını kaybederse, hayatına kıyabileceğini bile söylüyor. Tabii Firdevs’in bu noktaya gelişinin nedenleri var. Bu daha sonra ortaya çıkacak.

“Niye kötü kadını oynuyorsun” diye hesap sormaya başladılar

- 1975’te TRT’de yayımlanan Halit Refiğ’in siyah-beyaz “Aşk-ı Memnu” dizisinde Firdevs’i Neriman Köksal oynamıştı, hatırlıyor musunuz?

Ben o “Aşk-ı Memnu”daki Neriman Köksal’ı özellikle izlemedim.

- Neden?

İzlersem etkisi altında kalırım diye endişelendim.

- Eski Firdevs’le yenisi arasında ne gibi farklar var diye sorsam?

Neriman Köksal, hep o tarz karakterleri canlandıran, hoş ve alımlı bir kadındı. Ayrıca o dizi, önceki dönemlerde yaşanıyordu. Bu dizi ise günümüzde geçiyor.

- Nebahat Çehre ne gibi tepkiler alıyor?

Rolümü başarıyla oynadığımı söylüyorlar. Bazıları da “Niye böyle kötü bir kadını oynuyorsun?” diye hesap soruyor.Rolünü başarıyla yapan sanatçının ilerleyen bölümlerdeki tavırları merak konusu.

Aşk-ı Memnu 4.Bölüm Reyting Sonuçları

Aşk-ı Memnu 4. Bölüm Reytingleri Yine Zirvedeyiz.Reyting sonuçları gerçekten muhteşem.Share değeri 25.

FLAŞ!...
AŞK-I MEMNU İKİ GRUPTA DA ZİRVEDE!...

'ANNEM' İSE HEMEN PEŞİNDE!...

PEKİ DİĞER YAPIMLAR NE KADAR İZLENDİ?...
İŞTE REYTİNGLER!...


İLK 100 PROGRAM / HEDEF KITLE : TOTAL
25 EYLÜL 2008 PERŞEMBE
         
NO PROGRAM ADı KANAL RATING (%) SHARE (%)
1 ASK-I MEMNU [NET] KAND 8.30 25.70
2 ANNEM [NET] KAND 6.00 23.80
3 UGUR DUNDAR''LA STAR HABER [NET] STAR 5.90 18.90
4 VAR MISIN YOK MUSUN-PT [NET] SHOW 5.10 16.50
5 CARKIFELEK (FINAL) [NET] FOX 5.10

16.50

Kıvanç Tatlıtuğ Röportajı

Aşk-ı Memnu‘da kendini gösteren Kıvanç Tatlıtuğ hayatına dair merak edilenleri cevapladı.

Son dönemin popüler isimlerinden Kıvanç Tatlıtuğ, basketbolcu olma hayalleri kurarken kendini setlerde bulmuş yakışıklı bir oyuncu…. Şu sıralar “Aşk-ı Memnu”da kendini gösteren, üstelik bu dizide alışılmış iyi kalpli salon erkeği kalıplarından sıyrılıp “sinsi Behlül” olarak izleyici karşısına çıkan Tatlıtuğ, hayatına dair merak edilenleri Flylife dergisine anlattı.

-  Hikayeniz nasıl başladı?

1983 yılında Adana’da doğdum, ama 1997 senesinde İstanbul’a taşındık. Ortaokulu Yenice Özel Çağ Lisesi’nde okudum. Aklım fikrim basketbolda olduğu için Fiskobirlik, Güney Sanayii, Tarsus Amerikan Kulübü’nde basketbol oynadım. Liseyi ise İstanbul Kalamış Lisesi’nde okudum. Bu arada Beşiktaş takımında basket oynuyordum, ancak sakatlanınca tüm hayallerim suya düştü ve profesyonel basketbol hayatıma son verdim. O dönemlerde yakın çevrem sürekli fiziğime iltifatlarda bulunuyor, model olmam için beni yönlendirmeye çalışıyordu.

- Ta ki annenizin sürprizine kadar!

Evet, öyle oldu. Bir gün annem, Beylikdüzü’ndeki bir marketin camında “Profesyonel mankenlerle çalışır mısınız?” ilanını görünce, benim yanında bulunan bir fotoğrafımı göndermiş. İlan verilen şirketten beni aradıklarında şaşkına döndüm ama teklifi de kabul ettim. İki yıl bir ajansla çalıştıktan sonra 2002 yılında düzenlenen Best Model yarışmasında önce Türkiye, sonra da dünya birincisi oldum.

- Best Model seçildikten sonra bir dönem Fransa’da yaşadınız değil mi?

Evet, Paris’teki Success Ajans’tan gelen teklifle bütün eşyalarımı toplayıp Paris’e yerleştim. Burada mesleğimi 1,5 yıl sürdürdüm. Bu arada hep Türkiye’den dizi teklifleri geliyordu. “Gümüş”teki Mehmet karakterini kendime çok yakın buldum ve oynayabileceğimi düşündüm.

- İyi ki oynamışsınız, çünkü çok başarılı oldunuz. Ayrıca pek çok kadın hayran edindiniz. Kadın deyince aklınıza ne geliyor peki?

Annem. Kadın annemdir yani.

- Seksi kadın deyince aklınıza ne geliyor acaba?

Makyajsız, doğal, kendi güzelliğinin farkında olan, ama bağırmayan, “Ben güzelim” diye ortalarda dolaşmayan, bildiği şeyleri çok fazla göstermeyen, kılığıyla kıyafetiyle, davranışlarıyla “Ben buradayım” diye lamba yakmayan kadınlar…

- Sizinle birlikte olmaya can atacak bir sürü kadın vardır. İsteseniz playboy olurdunuz. Ama siz öyle bir adam değilsiniz. 25 yaşındasınız ve 6 yıldır aynı kadınla birliktesiniz.

Bunda bir acayiplik yok. Ben heteroseksüel bir adamım ve tekeşliliği tercih ediyorum. Hayatımda doldurmak istediğim şeyler yok. Gideyim gece çıkayım, daldan dala atlayayım; böyle dertlerim yok. Herhangi bir şey kanıtlama derdinde de değildim.

- Hiç değişip havalara girdiniz mi?

Havalara girmek benim yapımda yoktur. Zaten hayatımda pek bir şey değişmedi. Eskiden yakın çevrem tarafından tanınıyordum, şimdi bu sayı biraz daha fazlalaştı, hepsu bu.

- Nerelerde eğleniyorsunuz? İçki içmeyi, dans etmeyi sever misiniz?

Seviyorum tabii. Ama yani magazin basınının zulaya yattığı mekanlar belli. E oraya gidiyorsan, haber olmak istiyorsundur. Ben istemiyorum. Daha mütevazı yerlere gidip, basınsız vakit geçirmeyi seviyorum. Beyoğlu’nda bir sürü bar var böyle…

- Dizilerde hep çok büyük aşklar yaşıyorsunuz. Peki ya gerçek yaşam? Tenler birbirine değmeden de aşk yaşanır mı?

Önemli olan dokunmadan da aşkı yaşamak ve büyütmek. Bence tensel dokunma olmadan aşk yaşanır. Ama günümüzde böyle aşklar çok nadir yaşanır.

- Ailenizle beaber mi yaşıyorsunuz?

Evet. Aslında evimiz sekiz bloklu bir site içinde. Benim evim 6′ncı blokta, ailemin evi 8′inci blokta. Her sabah annem gelip kahvaltımı hazırlıyor ya da ben onlara gidiyorum. Birbirimize 20 adımlık mesafedeyiz. Ailem beni çok iyi motive ediyor. Aile kavramı çok önemli benim için.

- Nerede oturuyorsunuz?

Kartal’da.

- Neden Etiler değil de Kartal?

Oralar çok hareketli ve gece yaşantısı, trafiği olan yerler. Benim için sessizlik önemli. Şehir içinde kendimi huzurlu hissetmiyorum. Yoğun çalıştığım için boş zamanlarımı evimde dinlenerek geçirmek istiyorum. Kartal’da oturduğum ev çok sakin, huzurlu ve sessiz. Şehir dışında olmaktan mutluyum.

Yeri geldiğinde ben de çılgın biri olabilirim

- Kendinizi üç kelimeyle anlatsanız…

Sakin, ağır, kontrollü… Ama yeri geldiğinde çılgın olabilirim.

- Çılgınlık adına ne yaparsınız peki?

Şu an bilemiyorum ama yaparım yani. Nasıl mutlu olduğum önemlidir.

- Nasıl mutlu oluyorsunuz?

At binerek. Bir de sessiz sakin yerler beni mutlu ediyor. Ama önceden böyle değildim. Daha aktif ve sosyaldim. Şimdi 25 yaşındaki biri gibi davranıyorum.

Aşk-ı Memnu 4.Bölüm Fragmanı

Beren Saat:Sadece Güzellik Yetmiyor

Aşk- Memnu’nun Bihter’i Beren, çok şaşırtacak.

Aşk- Memnu’nun Bihter’i Beren Saat, “Beni veya bir başka oyuncuyu güzelliği ile değerlendirmek bence yanlış. Bir insanın güzel olması oyunculuk yapması için yeterli kriter değil” dedi.

Türk edebiyatının önemli isimlerinden Halit Ziya Uşaklıgil’in aynı adlı romanı “Aşk-ı Memnu” dizinin kadrosunda yer alan ve Hatırla Sevgili dizisiyle önemli bir çıkış yakalayan Beren Saat, oynadığı “‘Bihter” rolü için endişelendiğini söyledi. Oyunculuğu ve kendisi hakkında “Duru güzelliği var” veya “Güzel oyuncu” sözlerine de açıklama getiren Beren Saat, oyunculukta güzelliğin yeterli olmadığını söyledi.

Oyunculukla ilgili Saat; düşüncelerini sıralaya güzel oyuncu, şöyle konuştu:

“Beni veya bir başka oyuncuyu güzelliği ile değerlendirmek bence çok yanlış bir şey. Bir insanın güzel olması oyunculuk yapması için yeterli kriter olarak kabul edilmemeli. Tabii ekran, güzel yüzü beğenir. Ama sadece güzellik oyunculuk için yeterli değildir. Ekranda kendimi çocuksu güzel buluyorum. Ancak çok farklı karaktere de rolüm için bürünebilirim. Bu yeni projemde de izleyenler farklı bir Beren Saat görünce şaşıracaklar. Böyle oldukça farklı roller canlandırmayı seviyorum. Bu projenin ardından çok bambaşka bir kimlikle ekranlarda beni görebilirsiniz.”

Aşk-ı Memnu 3.Bölüm 3.Fragmanı

Aşk-ı Memnu 3.Bölüm 2.Fragmanı

Aşk-ı Memnu 3.Bölüm Özeti

Aşk-ı Memnu 3. Bölüm Özeti

3. Bölüm

Adnan ve Bihter köşkte başbaşa

Adnan ve Bihter köşkte ilk kez yalnız kalıyorlar.
Kendisi için koca adayı olarak düşündüğü
Adnan Bey’in, kızı Bihter’le evlenmek istediğini öğrenen Firdevs Hanım büyük darbe alır.
Bihter, annesinin Adnan Bey’e olan ilgisini bildiği halde, susmuş, annesinin yenilgisini büyük bir keyifle izlemeye koyulmuştur. Bu durum Firdevs Hanım ve Bihter arasında gizli savaşın en son noktası olur.
Firdevs Hanım, er ya da geç Bihter’den intikamını almaya yemin eder.
Adnan Bey ve Bihter’in evlilik kararından
Nihal de memnun değildir. Ama babasını üzmemek adına şimdilik sessiz kalır. Nihal, babasının önceliklerinin değişmeye başladığını hissettiğinde, yokluğuyla babasını cezalandırmak için, Bülent’i ve Beşir’i de alarak halasının çiftliğine kalmaya gider. 
Firdevs Hanım, kızını alt etme planını adım adım uygulamaya koyulur. Adnan Bey’e  karşı taktik değiştirir. Adnan ve Bihter köşkte ilk kez yalnız kalırlar. Ama gece sürprizlerle doludur.

indirDinle
Clicky Web Analytics